Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan Annie Ernaux’un Türkçe yayınlanan kitapları

2020 Nobel Edebiyat Ödülü sahibini buldu. Nobel komtesinden yapılan açıklamaya göre ödülü Fransız yazar Annie Ernaux kazandı.

Ödülün gerekçesi

Ödülün, yazarın edebiyatta “Kişisel hafızanın köklerini, yabancılaşmalarını ve kolektif kısıtlamalarını ortaya çıkardığı cesaret ve umursamaz keskinlik için” verildiği açıklandı.

İsveç Akademisi tarafından Nobel edebiyat ödülü sahibine 10 milyon İsveç Kronu (914 bin 704 dolar) verilecek.Bu ödülle birlikte Nobel’i kazanan kadın yazar sayısı 15 oldu. Yazarın kitaplarına ve çalışmalarına bakalım.

Yazar, kişisel deneyimle toplumsal tarihi birleştiren unsurları daha ilk romanı Armoires vides’le (Boş Dolaplar) ortaya koydu.


Toplumsal sorunları işledi

Sınıf atlama, evlilik, kadın özgürlüğü, cinselllik, kürtaj, hastalık, yaşlılık ve ölüm gibi meseleleri kendi deneyimleri üzerinden aktarırken, arka planda daima toplumsal yaşam ve onu oluşturan kültürel, siyasi, tarihi olaylara yer vererek, toplumsal bellek yazını olarak nitelenebilecek eserlere imza attı. Başta Renaudot Ödülü olmak üzere birçok ödüle değer görüldü.

Annie Ernaux,  1 Eylül 1940’ta, Lillebonne’da, işçi sınıfına mensup bir ailede doğan yazar, çocukluğunu Yvetot ve Normandiya’da geçirdi.

Sınıf atlama, evlilik, kadın özgürlüğü, cinsellik, kürtaj, hastalık, yaşlılık ve ölüm gibi meseleleri kendi deneyimleri üzerinden aktaran Ernaux, arka planda daima toplumsal yaşam ve onu oluşturan kültürel, siyasi ve tarihi olaylara yer verdi.

Kitapları…

Yazarın Türkçede yayınlanan pek çok eseri var. Nobel ödüllü yazarın Türkçedeki kitapları…

Seneler

Seneler çeşitli imgeler, fotoğraflar, dönemin gazete haberleri, popüler şarkıları, filmleri, reklamları, sloganları, siyasi gelişmelerinden hareketle 1940’lardan 2000’li yıllara uzanan deneysel bir metin, bir tür toplumsal kronik.

Sayfa: 232

Yalın Tutku


Yalın Tutku, hangi toplumsal konuma ait olursa olsun, tutkunun insanları nasıl ele geçirebileceğini, kişinin iradesini nasıl hiçliğe indirgeyip körleştirebileceğini anlatan, nadir görülecek türden bir yüzleşme deneyimi.

Sayfa: 56

Boş Dolaplar


Boş Dolaplar, 1950’li yıllarda Fransa’daki sınıf sisteminden ve bir kadının sınıf atlamak, geçmişini unutmak için verdiği mücadeleden daha fazlasıdır. Bu roman, kültürel anlamda haklarından mahrum bırakılmışların kendi sesleriyle konuşmasına, gerek konusu itibarıyla gerek edebî biçimiyle, unutulmaz bir katkı sunuyor.

Sayfa: 120

Babamın Yeri

Ernaux’nun babası, kızı öğretmenlik sınavlarını verdikten iki ay sonra ölür. Yazar bu ölümün ardından, yetersiz eğitim görmüş, çocukluğundan beri değeri ancak kas gücüyle ölçülmüş babasının işçilikten küçük esnaflığa geçişini, onun toplumsal konumunu ve kendisiyle ilişkisini eşeler. Satırlara dökülenlerse dramatik hatıralar değil, bir portre üzerinden anlatılan bir sınıf hikâyesidir.

Sayfa: 150

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir